Çocuk ve Ergen Odaklı Klinik Görüşme

Çocuk ve Ergen Odaklı Klinik Görüşme, bir terapistin çocukluk ve ergenlik dönemini yaşayan hastasına yaklaşımında ihtiyaç duyabileceği başlıkları bir araya getiriyor. Anne-bebek ilişkilerinin dinamiğini, nörobiyolojisini, doğum, bebeklik, ergenlik gibi kritik dönemlerdeki sancıların ruhsallığa yansımalarını ele alan çalışma, çocukla klinik çalışmalarında kullanılan yöntem ve kuramlar ile en yaygın kullanılan test ve ölçeklere de yer vermektedir. Sade, net ve anlaşılır bir dilin hakim olduğu Çocuk ve Ergen Odaklı Klinik Görüşme kitabı gerek terapist adaylarının gerek ise terapistin alan ile ilgili olarak her daim başvurabileceği bir çalışma olma özelliğini taşımaktadır.  

Klinik Görüşmeye Giriş

Klinik Görüşmeye Giriş psikoterapistlere ve psikoloji/psikolojik danışmanlık okuyanlara yardımcı olabilmek için ‘Gerekli bir başlangıç rehberi nasıl olabilir?’ sorusundan hareketle hazırlanmıştır. İnsan ruhuna dokunabilmek adına psikolojik disiplininde bugüne kadar dört yüzden fazla kuram geliştirilmiş olmasına rağmen mesleğe yeni başlayan her terapistin çözümünü aradığı sorunlar ortaktır. Klinik Görüşmeye Giriş psikoterapistlere ve psikoloji/psikolojik danışmanlık okuyanlara yardımcı olabilmek için ‘Gerekli bir başlangıç rehberi nasıl olabilir?’sorusundan hareketle hazırlanmıştır. Bu eserin kapsamını terapistlerin pratikte karşılaştıkları sorunlara ilişkin pek çok konuda bilgi, öneri, uyarı ve paylaşım oluşturmaktadır. Ülkemizde bu alandaki başvuru kaynaklarının büyük oranda çeviri olması bazı anlam zorlukları taşıdığından, konusunda uzman kişilerce hazırlanan ve içeriği psikoloji terimleri sözlüğü ile bu eser özgün bir derleme özelliğini taşımaktadır. – İlk görüşme seansında hangi unsurlar dikkate alınmalı? – Klinik çerçeve oluşturulurken handi detaylar göz önünde bulundurulmalı? – Adli psikolojide klinik çerçeve nasıl oluşturmalı?Klinik Görüşmeye Giriş’de cevabını bulacağınız konulardan sadece birkaçı…

Eğlenirken Geliştirin

Oyun evrenseldir ve sandığımızdan çok evvel başlangıca sahiptir. Çocuk, henüz doğmamışken -sözüm ona hiçbir şeyden anlamazken- annesinin karnında göbek kordonuyla başlar oyununa. Doğduktan sonra kendi ve annesinin bedeni, sesi oyuncağı olur, dokunur, vurur, taklit eder… Yapılması ve yapılmaması gerekenleri bu oyun ilişkisi içinde öğrenir, sonra hayatına oyuncaklar, materyaller girer ve onlarla oynarken de dünyayı tecrübe eder. Kendi küçük dünyasının penceresinden dışarıdaki büyük dünyaya hazırlanır… Yani çocuğun iletişim dili de öğrenme dili de oyundan geçer. Kitapta normal şartlar altında doğmuş ve gelişen 3-6 yaş çocuklarının çok boyutlu gelişimsel özellikleri ve bunları desteklemeye yönelik etkinlik önerileri yer almakta. Teknolojik oyun ve oyuncakların karmaşasından ve her türlü şiddetinden uzakta, ebeveyn-çocuk etkileşimini öğretme ve geliştirme hedefli bu eser tam da bu zamanda, çağının gerisinden ziyade çağının unuttuğu ve ihtiyaç duyduğu bir ara alana hizmet edebilir. Özellikle çocuğu ile oynamaktan sıkılan ya da malzeme bulamayan ebeveynler için hazır kaynak niteliğindeki eserle günbegün ebeveyn çocuk ilişkisini güçlendirebilir, çatışmaları azaltabilir.

Vakalarla Çocuk Psikopatolojileri – 1

Dünya her ne kadar yaşlansa da insanoğlu, çocukluğunu hep heybesinde taşımaya devam eder. İnsanlığın çocukluğu büyümez; sağlığında da, salgınında da, barışında da, savaşında da çocukluk halleri adeta ilk günkü gibi canlıdır. Dünyanın bu geçişlerinde yine etkilenmeye en açık olanlar, hayatı sürekli geçişler olarak yaşayan çocuklardır. Bu kitap bu türden olayların yaşandığı dünyada çocuk psikopatolojilerine yeniden uğramak, güncel veriler ışığında çocuğun “kendisine” bakabilmek amacıyla kaleme alınmıştır. Eser çocuk ruhsallığındaki patolojik unsurları bu zeminde anlamada; aileleri, psikiyatristleri, psikologları, ruh sağlığı alanında emek veren diğer kişileri ve tüm çocuk ruhsallığı meraklılarını kapsayabilecek geniş yelpazeli bir dilde yazılmıştır. Çocukluk ve ergenlik döneminde görülen psikopatolojilerin kısa tarihçelerine değinildikten sonra güncel tanımlamalar ve sınıflama sistemlerinin yaklaşımı konu edinilmiştir. Her bir patoloji için etiyolojik faktörler gözden geçirildikten sonra tedavi seçenekleri kaleme alınmıştır. Eserde, çocuk ruhsallığını derinlemesine incelemek ve psikopatolojik durumlara farklı bir verteks/‘tepe’den de bakabilmek adına her patolojinin psikanalitik kuram ve literatürde nasıl ele alındığına dair başlıklara yer verilmiştir. Son olarak psikopatolojik fenomenlerin daha iyi anlaşılabilmesini sağlamak adına her bölümde konu ile ilgili kurgusal vaka örnekleri paylaşılmış ve vaka tartışması yapılmıştır.

Vakalarla Çocuk Psikopatolojileri – 2

Dünya her ne kadar yaşlansa da insanoğlu, çocukluğunu hep heybesinde taşımaya devam eder. İnsanlığın çocukluğu büyümez; sağlığında da, salgınında da, barışında da, savaşında da çocukluk halleri adeta ilk günkü gibi canlıdır. Dünyanın bu geçişlerinde yine etkilenmeye en açık olanlar, hayatı sürekli geçişler olarak yaşayan çocuklardır. Bu kitap bu türden olayların yaşandığı dünyada çocuk psikopatolojilerine yeniden uğramak, güncel veriler ışığında çocuğun “kendisine” bakabilmek amacıyla kaleme alınmıştır. Eser çocuk ruhsallığındaki patolojik unsurları bu zeminde anlamada; aileleri, psikiyatristleri, psikologları, ruh sağlığı alanında emek veren diğer kişileri ve tüm çocuk ruhsallığı meraklılarını kapsayabilecek geniş yelpazeli bir dilde yazılmıştır. Çocukluk ve ergenlik döneminde görülen psikopatolojilerin kısa tarihçelerine değinildikten sonra güncel tanımlamalar ve sınıflama sistemlerinin yaklaşımı konu edinilmiştir. Her bir patoloji için etiyolojik faktörler gözden geçirildikten sonra tedavi seçenekleri kaleme alınmıştır. Eserde, çocuk ruhsallığını derinlemesine incelemek ve psikopatolojik durumlara farklı bir verteks/‘tepe’den de bakabilmek adına her patolojinin psikanalitik kuram ve literatürde nasıl ele alındığına dair başlıklara yer verilmiştir. Son olarak psikopatolojik fenomenlerin daha iyi anlaşılabilmesini sağlamak adına her bölümde konu ile ilgili kurgusal vaka örnekleri paylaşılmış ve vaka tartışması yapılmıştır.

Yetişkin Psikoterapileri

Bu kitap, yetişkin psikoterapisinde en yaygın kullanılan terapi yaklaşımları ve terapi tekniklerini kapsamlı bir şekilde ele almaktadır. Kitapta yaklaşımların kuramsal altyapısı ve uygulama esasları ayrıntılı olarak sunulmakta ve klinik pratikten örnekler verilmektedir. Yetişkin Psikoterapileri Temel Yaklaşımlar ve Teknikler kitabının, yetişkinlerle yürütülen klinik çalışmalarda uygulanan tekniklerin, tarihsel gelişim ve kuramsal çerçevelerinin ötesinde, klinik uygulama örneklerini de içermesi yönünden ruh sağlığı alanına önemli bir katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Bebeklikten Yetişkinliğe Ruhsallık ve Ruh Sağlığına Geleneksel ve Modern Bir Bakış

“Genlerin eski fotoğraf makinelerindeki film negatifleri gibi olduğunu düşünüyorum. Her yeni basımda ortaya çıkan fotoğrafın kalitesi değişebilir; dönemin bilimsel, siyasal, ekonomik iklimine göre öznel yorumlanabilir. Bu iklimi oluşturan kompleks-karmaşık yapının en önemli bileşeni de geleneklerle aktarılıyor…” Gazeteci Mert İnan’ın soruları, Prof. Dr. Burak Doğangün’ün cevapları ve hepimizin zaman zaman merak ettiğimiz ayrıntılarla samimi ve aydınlatıcı bir sohbete dönüşüyor. Ebeveynler ve akademisyenler için olduğu kadar geçmişin geleceğe nasıl yansıdığını sorgulayanlar için de keyifli bir yol gösterici Geneleksel…

Anne ve Babanın Kitabı

Bir ülkenin şüphesiz en değerli varlığı ve mutluluk kaynağı çocuklarıdır..Ruhsal ve bedensel olarak sağlıklı çocuklar yetiştiren ülkeler geleceklerinin en iyi yatırımlarını yapmış olurlar. Canınız kadar sevdiğiniz çocuğunuzu ne ile besleyeceksiniz, onun davranışlarını nasıl anlayacaksınız, gelişimi sırasında gözlenen farklılıkları ne şekilde değerlendireceksiniz, bunlar normal mi yoksa bir hastalık bulgusu mu sorularının cevabını nasıl bulacaksınız? Çözüm yollarını aile içindeki büyüklerden, deneyimli akrabalar veya komşulardan mı öğreneceksiniz? İlerleyen günlerde aldığınız kararların birbirine pek uymadığını fark edeceksiniz. Aile büyüğünüzün söylediğinin tam aksini deneyimli bir komşunuz veya akrabanız söyleyebilecektir. En iyi çözüm yolu, doktorunuzun  söylediklerine göre hareket etmenizdir.  Ancak çeşitli nedenlerle doktorunuza ulaşmanız her zaman o kadar kolay olmayabilir. Bu nedenle gerek bebeğinizin beslenmesinde, gerekse bakımında sizlere en doğru yolu göstererek öngörülü olmanızı sağlayabilecek güvenilir bir başvuru kitabına gereksinim duyacaksınız.  Anne ve Babanın Kitabı işte bu gereksinimlere cevap olarak hazırlandı. Çalışmamızda sürekli yenilenen bilimsel gelişmelerin ışığında daha önceki baskılarda yer almayan konular yeni baskılara ilave edildi. Daha önceki baskılardaki bazı içerikler yeniden gözden geçirildi ve gerekli değişiklikler yapıldı. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ile ilgili konular Prof. Dr. Şükrü Küçüködük ve Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları ile ilgili konular ise Prof. Dr. Burak Doğangün editörlüğünde kaleme alındı. Beslenme, Normal Yenidoğan ve Çocukluk Dönemi, Yenidoğan ve Bebeklerin…

Çocuk Psikanalizi Yıllığı 2022-2023

Teknolojik Öteki Ekran Kolektif; M. Levent Kayaalp (Ed.) “Paylaşılan fiziksel alanda bulunmanın bedensel/fiziksel bileşeni ve boyutu, telepsikiyatri uygulamaları kullanılarak çocuklarla yapılan uzaktan çalışmada doğası gereği yoktur. Sinemadaki gibi, ekran yoklukla eşanlamlıdır. Bir düzeyde, uzaktan çalışmada eksik kalan şey, düşlemdeki annenin bedeninin maddi/fiziksel boyutudur. İki boyutlu ekran, üç boyutlu odanın ikamesidir ve onun yerine geçer; terapistin iki boyutlu ekran görüntüsü, terapistin üç boyutlu fiziksel mevcudiyetinin ve terapistle paylaşılan alanın ikamesidir ve onun yerine geçer.” -Graham Shulman *** Çocuk Psikanalizi Yıllıkları, ülkemizde çocuklarla çalışan ruh sağlığı uzmanlarının çocuklarla psikanalitik çalışma alanında bilgi ve tecrübe aktarımına katkıda bulunmak, çocuk psikanalizinin gelişimini desteklemek, tartışmaları zenginleştirmek ve yeni düşünce alanları açmak amacıyla tasarlanmıştır.   Yıllıkların bu beşinci sayısında akıllı telefonların ruhsal uzva dönüşümü, çevrimiçi sosyal ağların geçiş fenomeni işlevi görmesi, Alan Turing’le ilk adımlarını atan yapay zekânın gelişimi ve geleceği tartışmasından sanal dünyada yaratıcı konum, metaverse ve avatarlarla çocuk ve ergenlerde kendi bedenlerinden bağımsız, başka kimlik modellerini denemeyi mümkün kılmasına uzanan yazılar yer alıyor. Ekran nesnesi fenomenolojisi, yüz yüze terapinin ardından telepsikiyatri teknolojilerine geçildiğinde karşılaşılan yerinden edilme (ortam sorunu), terapi ortamının ten işlevi görmesi, cisimleştirme sorunu, yönelim bozukluğu, kendine yabancılaşma (depersonalizasyon) gibi konular bağlamında ele alınıyor.

Çocuk Psikanalizi Yıllığı 2021

Kolektif; Ayşegül Salgın (Ed.) “Çocuklara yönelik psikanalitik psikoterapinin bütün biçimleri, oyunun terapötik ve iletişimsel değerini derinlemesine anlamak üzerine kuruludur. … İster insanla ister oyuncak bebekle olsun, ötekilerle özdeşim kurabilmek için imgelem gerekliliğinin yanı sıra insanın kendi varoluşuna ve kimliğine dair bir nebze güven duygusu da olmalıdır.” –Frances Tustin *** Çocuk Psikanalizi Yıllıkları, ülkemizde çocukla çalışan ruh sağlığı uzmanlarının bu alanda bilgi ve tecrübe aktarımına katkıda bulunmayı, çocuk psikanalizinin gelişimini desteklemeyi, tartışmaları zenginleştirmeyi ve yeni bakış açılarına olanak sağlamayı amaçlamaktadır. Yıllıkların bu dördüncü sayısı, çocuk psikanalizinin çerçevesindeki en temel unsurlardan biri olan “oyun” temasını ele alıyor. Bu derlemede, çocuğun oyuna getirdiği ya da getirmediği malzemenin yanı sıra terapistin oyuna katılımı, oyundaki aktarım-karşıaktarım ilişkileri ve ailenin bu süreçteki rolü değerlendiriliyor. Ayrıca çocuğun oyun oynayamadığı, otizm tanısının söz konusu olduğu vakalarda oyunun nasıl mümkün kılınabileceği de ele alınarak oyunun kaygıları dönüştürme kapasitesi ortaya konuyor.

Çocuk Psikanalizi Yıllığı 2019

Klinik Çerçeve Kolektif; Levent Kayaalp (Ed.) “Analist ile hasta arasındaki terapötik ilişkide yer alan görüngülerin bütününü kapsadığını düşündüğüm ‘psikanalitik durum’, çalışılan, analiz edilen ve yorumlanan sürecin yanı sıra çerçeveyi, yani sınırları dahilinde sürecin gerçekleştiği değişmezlerden oluşan bir ‘süreç̧-olmayan’ı da barındırır. Analitik durumun yöntembilimsel çalışmasında çerçeve bir görüngü, yöntem veya tekniğin değişmezlerine; süreç̧ de değişkenler dizisine karşılık gelir ve süreç ancak değişmezlerin varlığı devam ettiği müddetçe incelenebilir. Psikanalitik çerçeve analistin rolünü, mekânı ve zamanı olduğu kadar tekniği ve iki kişi arasındaki değiş tokuşun resmi unsurlarının dahil edildiği psikanalitik sözleşmeyi de içermesiyle bir stratejiye denktir.” –José BlegerBuenos Aires, 1966 Çocuk Psikanalizi Yıllıkları, ülkemizde çocuklarla çalışan ruh sağlığı uzmanlarının bu alanda bilgi ve tecrübe aktarımına katkıda bulunmak, çocuk psikanalizinin gelişimini desteklemek, tartışmaları zenginleştirmek ve yeni bakış açılarına olanak sağlamak amacıyla tasarlanmıştır. Yıllıkların, çocuk psikanalizinin gelişimini konu alan ilk sayısının ardından “Klinik Çerçeve” temalı bu ikinci sayısı, Levent Kayaalp editörlüğünde, çocuklarla yürütülen psikanalitik çalışmanın çerçevesini, alanın tarihsel gelişimi içinde uğradığı değişimlerle birlikte değerlendirerek tanımlamayı; dikkatle ele alınması gereken bileşenlerini, çerçeveyi etkileyebilecek unsurları ve analitik sürece katkısını tartışmayı hedeflemektedir.

Çocuk Psikanalizi Yıllığı 2018

Tarihsel Çerçeve Kolektif; Ayşegül Salgın (Ed.) “Psikanalizin sahneye yetmiş beş yıl önce devrimci bir ruhla çıktığı iyi bilinmektedir. Böyle öncü hareketler yeni bulguları ortaya çıkarmak, vurgulayıp korumak için gereken ataklıktan beslenir. Yetişkin analizindeki yeniden yapılandırmaların doğruluğunu sınama imkânı veren tek yenilik olan çocuk analizi ise kuruluş sürecinde ‘yola yalnız devam etmek’; yıllar içinde resmi kabul veya destek gözetmeden bu alanın büyümesi için gerekli ve uygun olduğunu düşündüğümüz şartlar ile kurumları oluşturmak durumunda kaldı. Gelecekte bir gün, çabalarımızın sonuçlarının fark edileceğine ve gecikmeli de olsa kurumsal çerçeveye alınacağına dair umudumuz hep vardı.” –Anna FreudCenevre, 1970 “Çocuk Psikanalizi Yıllıkları”, ülkemizde çocuklarla çalışan ruh sağlığı uzmanlarının çocuklarla psikanalitik çalışma alanında bilgi ve tecrübe aktarımına katkıda bulunmak, çocuk psikanalizinin gelişimini desteklemek, bu alandaki tartışmaları zenginleştirmek ve yeni düşünce alanları açmak amacıyla tasarlanmıştır. Çocuk psikanalizinin güncel sorunlarını anlamak ve aşmak için öncelikle bu alanın kuruluşundan günümüze nasıl geliştiğini ve hangi zorluklarla karşılaştığını anlamlandırmak gerekir. Yıllıkların Tarihsel Çerçeve temalı bu ilk sayısı da alanın çatışmalar ve trajik olaylarla dolu geçmişine açıklık kazandırmayı hedeflemektedir.

Çocuk Psikanalizi Yıllığı 2020

Ebeveynlerle Psikanalitik Çalışma Kolektif; Ayşegül Salgın (Ed.) “Çocuğu terapide olan her anne baba yaralıdır ve biz onların yarasını da kabul etmek, kendi kendilerine bugünü geçmişten ayırmalarına yardımcı olmak zorundayız. Bu, çocuk üzerindeki yansıtmaların yükünü hafifletecek ve çocuğu olduğu kadar anneyle babayı da ait oldukları konuma oturtacaktır.” –Regine Prat İstanbul, 2013 *** Çocuk Psikanalizi Yıllıkları, ülkemizde çocuklarla çalışan ruh sağlığı uzmanlarının bu alanda bilgi ve tecrübe aktarımına katkıda bulunmak, çocuk psikanalizinin gelişimini desteklemek, tartışmaları zenginleştirmek ve yeni bakış açılarına olanak sağlamak amacıyla tasarlanmıştır. Yıllıkların bu üçüncü sayısı, terapistlerin üzerinde sıkça düşündüğü ama çok da zorlandığı alanlardan biri olan “Ebeveynlerle Psikanalitik Çalışma” temasını ele alıyor ve çocukları terapide olan ebeveynlerin duyduğu rahatlamanın yanı sıra doğal sayılabilecek endişe ile kaygılarını, bunların çerçevedeki konumuna yönelik farklı yaklaşımları, nihayetinde de çalışmaya sağlıklı şekilde devam edebilmek için bu duyguların terapi sürecinde nasıl kapsanıp işlenmesi gerektiğini irdeliyor.